Generallerin tahliyesiyle 15 Temmuz’a ilişkin artan soru işaretleri..

AKP Hükümeti tarafından 15 Temmuz'dan hemen sonra cemaate bağlı olduğu iddiası ve darbeden sonra 'sıkıyönetim komutanı' olarak atandığı gerekçesiyle 1,5 yıl hapiste tutulan 18 general ve amiral serbest bırakıldı.
15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra AKP Hükümeti'nin OHAL ile cadı avına dönüştürdüğü tutuklamalar 1,5 yıllık aradan sonra yeni gelişmelere sahne oluyor.

Geçtiğimiz günlerde darbeden hemen sonra “sıkıyönetim komutanı” olarak atandığı belirtilen 18 general ve amiral  delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. “Yurtta Sulh Konseyi-Mehmet Partigöç” imzalı listede yer aldıkları iddiası ile  tutuklanan ancak şimdilik haklarında başkaca delil bulunamayan ve suç vasfının değişme ihtimali olduğu değerlendirilen generaller için, peş peşe tahliyeler geldi.

Cemaate bağlı oldukları iddiasıyla önemli görevlerde bulunan birçok general günlerce işkenceden sonra tutuklanmış ve kötü cezaevi şartlarıyla karşı karşıya bıraktı. Birkaç gün önce tahliye edilen 18 general ve amiralden sonra cevaplanmayan soruların yanı sıra akıllarda yeni soru işaretleri oluşmaya başladı. 

Bu soru işaretlerini okuyucularımız için madde madde şu şekilde derledik;
1. 15 Temmuza hiç bir katılımı olmamış, 15 Temmuza kadar Askeri istihbarat, MİT ve Emniyet istihbarattan hakkında F.. ile ilgili bir bağlantı bulunduğuna dair bir delil/belge gelmemiş, bir bilgi bildirilmemiş. Fakat F.. cü diye tutuklanmış. Neden? 

2. TSK gibi, terfilerin son derece subjektif, fakat görünürde belli hassasiyetlere dayandırılmış bir kurumda, yıllarını TSK ya vermiş bir subayı; kendini aklamak için yalan söyleme potansiyeline sahip bir kişinin ifadesine göre tutuklamak, cezaevine atmak ve mesleki tüm birikimini sıfırlamayı nasıl açıklamak gerekir? TSK üzerinde yapılan bir operasyonun izlerini göstermiyor mu?  

3. Ergenekon dava sürecinde, zikredilen hususlardan dolayı mağduriyetler ortada iken, şimdiki mağduriyetlerin ortaya çıkması içinde bir 5 yıl mı geçirmemiz gerekiyor.

4. 17/25 Aralık dan sonra cemaatle ilgili her türlü husus; faaliyetleri, müesseseleri, insan kaynakları mercek altına alınmasına karşın, neden “Cemaat her yeri Örümcek ağı gibi sarmış” algısı 15 Temmuz'dan hemen sonra oluşturuldu/oluşturulmaya çalışıldı. Yoksa 15 Temmuz ile ilgili birşeyler mi gizlenmeye çalışılıyor. 

5. Bir yerde bir kalabalığı toplamak için, günler öncesinden hazırlıklar yapıldığı, duyurular yapıldığı bilinen bir gerçektir. 15 Temmuz gecesi aniden ve süratle o kadar büyük kalabalıkların toplanması mümkün mü? 

6. Aynı halk 28 Şubatta Sincan’da tanklar yürütüldüğünde, hükümette Erbakan mevcut iken neden çıkmadı. Yoksa 15 Temmuz’dan önce, meydanlarda toplananlara liderlik edeceklere, “korkmayın, üzerine üzerine gidin, size birşey olmayacak mı” denildi. Yoksa bu kadar cemaat hem askeriyede, hem emniyette, hem jandarmada güçlü idiyse çok daha büyük kanın akıtılması, çok daha fazla kişinin ölmesi gerekmezmiydi?

7. Eğer cemaat yapsa idi, kendileri için bir ölüm kalım meselesi olacak böyle bir hususa topyekun katılmaları gerekmez miydi? Katılmaları durumunda yüzde 100'e yakın bir başarı elde etmeleri mümkün ken, neden yarım yamalak bir iş yapsınlar?  

8. Uluslar arası ortamı en iyi bilenler Cemaat mensupları. Böyle bir hareketin uluslararası düzlemde ne manaya geldiğini en iyi bilebilecek olanlar onlar. Buna rağmen neden böyle bir işe girişsinler. Eğer her türlü imkan ellerinde ve 17/25 Aralık sonrasıda düzenlerini aynen devam ettirdilerse neden böyle nir yola tevessül etsinler. 

9. Acaba Devletin istihbarat örgütleri, Cemaat içinden devşirdikleri kişilerle, Cemaatin kökünü kazıma hareketinimi organize ettiler. Cemaat bu kadar güçlü ise neden halkın toplanmasını engellemek için ana yolları kapatmadı.. 

10. Cemaatin En has elemanlarının 15 Temmuz’dan haberinin olmaması, ama cemaatle ilgisini kesmiş elemanların 15 Temmuz'dan haberdar olması, bir terslik yok mu? MİT’e gelip ihbar yapan personel de irtibat problemi yaşayan biri. Sanki herşey Cemaatin üzerine yıkılmak üzere organize edilmiş. 

11. Bütün karargahlarda büyük organinasyon ve yapılan koordinelerden sistemin neden ve nasıl haberi olmaz. Birşeylerin olgunlaşmasını mı beklediler? Genelkurmay karargahında Hakan Fidan ’ın atadığı bir personel olmasına rağmen, bu personelin neden karargâhtaki bunca hareketten haberi olmadı.  

12. Kamuoyuna yansıyanlara bakılınca, Cemaat zaten 3-4 sene içinde sistemi ele geçirecekti. 17/25 Aralık da yapılanlara rağmen. Neden 15 Temmuz gibi nereden bakılırsa bakılsın, sıkıntılı bir konunun içinde yer alsın?

Soruları bu şekilde derledik ancak yorumları değerli okuyucularımıza bırakıyoruz. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ